11 Kasım 2013 Pazartesi

80'LERDE LUBUNYA OLMAK







80'lerde Lubunya Olmak trans bireylerin başından geçenlerin bir bölümünü ve onlara bakış açısını anlatan etkileyici bir oyun.
Siyah Pembe Üçgen Derneği tarafından basılan kitap Mekan Artı tarafından tiyatroya yapılan uyarlanmış.

Dört transseksüelin  hayatlarından kesitleri ve 80 darbesinde başlarından geçenleri yine dört kadın oyuncu harika bir performans ile sahneye koyuyor.








İddialı bir oyun mu diye sorarsanız, çok uçlarda dolaşmayan, komik ( aslında trajikomik demek daha doğru olur) ve içten bir oyun denebilir. Oyunun replikleri bol miktarda argo cümleler içeriyor, rahatsız olacaksanız hiç niyetlenmeyin. Aralara serpiştirilmiş arabesk şarkılar bir taraftan gülümsetirken diğer yandan bir şeyler içinize dokunuyor.


Toplumsal ve kişisel ahlak konusunda ahkam kesip, ahlaksızlığın dibine vuranları, bedenlerin içine hapsolmuş ruhları, hissettiği gibi yaşamak isteyenlerin neden illa ki batakta yaşamak zorunda kaldığını, farklı olanları kabullenmenin, saygı duymanın neden bu kadar zor olduğunu, kendinizi ve daha bir çok şeyi sorgulayacaksınız.


Mekan Artı küçük, sevimli ve sıcak bir yer. Klasik tiyatro düzeni beklemeyin, oturma düzeni sahne çevresine dizilmiş sandalyelerle sağlanmış, oyunculara ve sahneye yakın oturmanın insanı daha çok oyunun içine çektiğini, etki altında bıraktığını düşünüyorum.

Neticede oyun da güzel, mekan da. Gidin, seyredin, tadını çıkarın.















1 Kasım 2013 Cuma

BENCE


                       

                                                                   Özleyenlere, özlenenlere




'' Sonra belki çay içeriz.
Şansımız varsa yağmur da yağar,
güzel şeyler olur belki.
Sen gel bence.''


                        LALE MÜLDÜR


1 Eylül 2013 Pazar

JAZZ IN RAMADAN



İnsanın ne dinlediğimi, ne izlediğini, ne sevdiğini çok iyi bilen bir dostunun olması, o dostun -sadece İstanbul'da olacağın tarihleri öğrenip- çeşitli etkinliklere biletler alması, sonra birlikte ortak keyifleri paylaşmak, paylaşımların üzerine konuşmak, tartışmak, öncesinde mutlaka yemek, sonrasında mutlaka kahve...:)



Gitmiş olanlar bilirler Sakıp Sabancı Müzesi bahçesiyle, manzarasıyla harika bir yer. Dolayısıyla orada gerçekleşen bir etkinlik duble keyifli olmakta.




Jazz In Ramadan'ın 1 Ağustos gecesi programında ÖNDER FOCAN SWING A LA TURC vardı.
Önder Focan (Guitar), A.Şenol Filiz (Ney), Şenova Ülker (Trumpet), Erdal Akyol (Bass) ve Ediz Hafızoğlu (Drums) Türk Sanat Müziği eserlerini yorumladılar ve çok başarılıydılar. Özellikle de A.Şenol Filiz ney üflerken harikalar yarattı.



Sahnenin kuvvetli ışıkları yüzünden videoda ve fotoğrafta yer alması mümkün olmadı ama sahnenin hemen arkasında görünen bir minare, kandillerinin ışıkları, ney ile çalınan eserler ve sıcak yaz gecesi huşu içinde birbirinin içine geçmiş, birbirine çok yakışmıştı.