MESCİD-İ NEBEVİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MESCİD-İ NEBEVİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Haziran 2012 Pazar

MESCİD-İ NEBEVİ 3

Mescid ilk yapıldığı zamanlarda hurma dalları yakılarak aydınlatılıyormuş. Daha sonra Suriye'den getirilen kandil yağları kullanılmaya başlamış.
1908 yılında ilk kez elektrik ile aydınlatılan Mescid-i Nebevi'de bugün her biri 5 metre çapında ve yaklaşık 2000 kg. ağırlığında 68 adet  bronz avize mevcut.





Mescid tek tip halı ile kaplı. Hemen hemen herkes bu halının üzerinde namaz kılıyor. Başka nerede kılacak diye soruyor olabilirsiniz...
Etrafta mescidin temizliği ile ilgili bir çok görevli dolaşsa da ve genel olarak çevre temiz görünse de, dünyanın dört bir tarafından, temizlik anlayışları farklı milletlerden insanların oraya ayak bastığı düşünüldüğünde -bir çok insan yalın ayak dışarıda dolaşıp, yine çıplak ayakla içeride halılara basmaktalar- halının hijyenik olmadığı aşikar.
Siz de benim gibi temizliğe önem veren biriyseniz, yanınızda seccade götürmeniz isabetli olacaktır. Ağırlık yapmadan taşınabilecek, çok hafif kumaştan yapılmış seccadeler işinize çok yarar.



Mescidin içinde bir çok noktada güvenlik ve naklen yayın kamerası var. Bunlar sayesinde mescidin her noktası görüntülenebilmekte. Kaldığımız otelde televizyondaki bir kanaldan canlı olarak hem Mescid-i Nebevi'yi hem de Mescid-i Haram'ı izleyebiliyorduk, genel bir yayın olduğunu tüm ülkeden izlenebildiğini düşünüyorum.

İçeride kuvvetli çalışan klimalar var. Soğutma yaklaşık 7 km. uzakta kurulmuş bulunan tesis­lerden tünel bağlantısı ile sağlanıyormuş. Dışarısı ile içerisinin ısı farkını düşünürseniz, hasta olmamak için yanınızda şal, hırka gibi şeyler taşımanız iyi olacaktır.

Vakit namazlarında mescid özellikle kalabalık oluyor, belirli bir süre önce giderseniz hem namaz kılmak için uygun yer bulursunuz hem de namaz öncesi ibadet etmiş olursunuz.


Kalabalıktan yer bulamayanlar içeride mermer geçiş yolları üzerinde ya da dışarıda namaz kılabiliyorlar.






Mescid-i Nebevi her saat açık, gece yarısından sonra kimse kalmıyor ancak sabah namazı öncesi  ibadet etmek veya teheccüd namazı kılmak isteyenler çok erken saatlerde de gidebiliyor.

İçeriye fotoğraf makinası sokmak yasak, kapılardaki görevliler tarafından çantalarınız aranıyor. Ancak zaman zaman detaylı bakmıyorlar, ondan faydalanabilirsiniz.

Mescidlere dışarıda gezdiğiniz ayakkabı, terlik ile giremiyorsunuz. Yanınızda bir poşet ve çanta
bulundurursanız yanınıza içeri sokabilirsiniz.

Kimse için temenni etmemekle beraber, herhangi bir rahatsızlanma, başınıza tatsız bir kaza, olay gelmesi ihtimaline karşılık tur şirketinizin üzerinizde taşımak üzere size verdiği kartları her daim yanınızda bulundurunuz.





24 Mayıs 2012 Perşembe

MESCİD-İ NEBEVİ




Bugün kandil, burayı bugün yazmak geldi içimden. '' Anmak '' oradaymış gibi hissetirsin diye...
Aşağıdaki tüm bilgileri nakleden ve bitmek tükenmek bilmeyen sorularıma  sabırla cevap veren İhsan Hoca'ya teşekkürler.


Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevi ve Mescid-i Aksa'nın üstünlükleri onların peygamberler eliyle kurulmalarından gelmektedir.
Mescid-i Nebevi, takva üzerine kurulan son peygamberin mabedidir.


Allah Resûlü (s.a.s.), hicret sırasında Kuba'dan ayrılıp Medine-i Münevvere'ye gelince kendisini ağırlamak üzere yarışa girenlere, '' Bırakın deve serbestçe yürüsün. O bizi Allah'ın razı olacağı bir yere kadar götürecektir'' diyerek, bindiği deveyi serbest bırakmış, devenin çöktüğü arazi, üzerine mescit yapılmak amacıyla buranın sahibi olan iki yetimden parası ödenerek satın alınmıştır.
Bu mescid, İslâm toplumunun şekillenmesinde ve devletin kurulmasında her türlü, dinî ve sosyal faaliyetin en önemli merkezi olmuştur.




İlk hali sütunlu revakların çevrelediği mütevazi bir avlu biçiminde olan caminin yapımı yedi ay sürmüş olup, inşasında peygamberimiz de bir işçi gibi çalışmıştır.
Mescidin ilk binası yapılırken duvarlar, taş ve kerpiç ile örülmüş, direkleri hurma ağaçlarından yapılmış, üzeri de hurma dalları ile kapatılmıştır.



Günümüze dek bir çok genişletme ve tadilat yapılan mescidin bir bölümü Hazreti Muhammed'in mübarek kabrinin bulunduğu Ravza-i Mutahhara'dır. Dışarıdan bakıldığında yeşil kubbenin altına denk gelmektedir.
Hz. Muhammed'in hemen yanında Hz.Ebubekir ve Hz.Ömer'in de kabri vardır.



Mescid-i Nebevî’nin Alanı yaklaşık olarak 100.000 m², çevreleyen alan ile birlikte toplam 400.000 m²'ye yaklaşmaktadir.


Kapalı kısımlarda  400.000 kişi, çevresiyle birlikte yaklaşık 700.000 kişi aynı anda ibadet edebilmektedir.
 

21 Mayıs 2012 Pazartesi

BENİM UMREM 2 :)

Hilton'dan çıkıp sağa dönmüştük en son.

Günün ve gecenin her saati, ibadet etmek üzere çevrede olan insanlardan dolayı  Mescid-i Nebevi'nin önündeki meydan her daim kalabalık ve hareketli. Dolayısı ile güvenli bir şekilde dışarıda olabileceğinizi düşünüyorum.





Bir önceki yazıda bahsettiğim pasajın içinde çeşitli hediyelik eşya, telefon kartı, kumaş, kıyafet (özellikle ferace) satan dükkanlar bulabilirsiniz. (kıyafet konusu başlı başına bir yazı olacak kadar uzun, onu en sona bırakıyorum:))




Kumaştan anlamam, hiç ilgimi çekmez, buralardan alınır mı bilemem...






Ferace satan bir dükkan. Endişelenmeyin hepsi bu kadar kabus değil, gayet sade ve giyilebilir hatta çok şık olanları var. Ayrıca, daha sonra anlatacağım, ferace çok hayat kurtarıcı bir giysi:)





Bu pasaj haricinde yakın çevrede benzer bir çok dükkan göreceksiniz. Buralar dışında ihtiyaçlarınızı   karşılayabileceğiniz Bin Dawood adında ( Migros muadili) süpermarketler mevcut. Oralardan da su, yiyecek maddeleri ve diğer ıvır zıvırları tedarik edebilirsiniz.

TO BE CONTINUED...:)


18 Mayıs 2012 Cuma

BENİM UMREM:)




 Yeryüzünde namaz kılmak ve ziyaret etmek maksadıyla yolculuğa çıkılabilecek üç mescid vardır.
“Üç mescidden başka bir yere (ibâdet ve ziyâret etmek için) özel olarak yolculuk yapılmaz; Mescid-i Haram, Mescid-i Aksâ ve Benim mescidim.”

(Buhârî, Fedâilu’s-Salât -Salâtu Mescid-i Mekke- 1, 6, Savm 67; Müslim, Hacc 74; Ebû Dâvud, Menâsik hadis no: 2033) 



Üstüme başıma oralarda giymek üzere kıyafet ararken ‘’ Çağrıldınız yani, ne mutlu size ‘’ diyen satış görevlisi kıza , gayet safiyane ‘’ yoo kimse çağırmadı ben kendim gidiyorum ‘’ diye cevap verdikten sonra öğrendim mübarek beldeler için  çağrılmadan gidilmezmiş dendiğini…JJJ

Bir toplantı için Telaviv’e gittiğimde, ziyaret etme fırsatını bulduğum Mescid-i Aksa ve bir motor arızası sonrasında on- on iki saat konaklamak zorunda kaldığımız Medine’de gidebildiğim Mescid-i Nebevi’den sonra Mekke’de bulunan Mescid-i Haram’ı da ziyaret edip bu kutsal üçlemeyi tamamlamak çok uzun zamandır aklımdan ve gönlümden geçen bir şeydi.
Çok şanslıyım ki gerçekleştirebildim. Bir kez daha şükür ve teşekkür çağıranaJ


Benim için nelerle karşılaşacağımı bilmediğim, merak, heyecan ve genellikle mutlu hissettiğim bir yolculuk oldu.
Öncesinde yaptığım araştırmalarda, ne yazık ki ne çevremden ne de internetten sorularıma, benim beklediğim şekilde, cevap bulamamanın sıkıntısını yaşadım.
Gideceklere, bir de benim gözümden bir rehber olsun diye yazıyorum bu satırları. Başlık da o yüzden '' Benim Umrem''







Yaptığımız seyahat programı paralelinde, 03.00 saat süren uçak yolculuğu ile önce Medine’ye gittik. Umre grubu olduğunuz için havalimanında pasaport işlemleri uzun sürmüyor. Biz küçük (6 kişi) bir grup olduğumuzdan dolayı bagajlarımızı da alarak bir araya gelmemiz ve otele doğru yola çıkmamız  çok çabuk oldu. Eğer kalabalık bir gruba dahil olarak giderseniz, bu size havalimanından başlayarak diğer tüm programlarınızda zaman kaybettirecektir. En güzel kendi grubunuzu oluşturup gitmek, Allah sağlık, sıhhat verir ve kısmet ederse seneye ben yine butik bir grup ile gitmeyi planlıyorum.

Havalimanından şehir merkezi 10-15 Km, trafiği de göz önüne alırsanız en geç yarım saatte otelinizde oluyorsunuz. Yoğun programlar ve yerine getirilecek ibadetlerden kaynaklanan zaman darlığı, yorgunluk ve hava sıcaklığı bir araya geldiğinde Mescid-i Nebevi’ye yakın, yürüme mesafesinde bir otelde kalmak çok isabetli bir seçim oluyor. Kaldığımız Hilton ve gözüme çarpan Oberoi Hotel en yakın oteller.


                                           Medine Hilton'dan Mescid-i Nebevi fotoğrafı



Medine Hilton güzel, rahat ve lobbyde koltuğa düşürdüğüm rahmetli anneannemin tespihini bulup, bana geri vererek kalbimi kazanmış bir otelJ Tek hoşuma gitmeyen şey banyodaki havluların çok kullanılmaktan ve yıkanmaktan renk değiştirmiş olmasıydı. Neyseki yenileriyle değiştirilerek çözülebilen bir sorun oldu:)
Sabah ve akşam yemekleri (bence) yenebilir, çeşitli ve lezzetli.
Benim incelediğim umre programlarında tüm oteller açık büfe kahvaltı ve akşam yemeği veriyorlardı. Öğle ve sonrasında bir şeyler yemek isterseniz otelde oda servisi ve restaurantlar mevcut, yanınızda kraker, bisküvit gibi ya da daha da abartıpJJ börek, poğaça tarzı yiyecekler getirebilirsiniz, çevrede bol miktarda tavuk yemekleri satan yerler var (KFC dahil) ancak hijyen konusunda sıkıntı da var, yiyebilir misiniz bilemem…





Hilton otelini baz alırsak, otel çıkışından sağa döndüğünüzde fotoğrafta görünen yerlerin önünden geçerek Mescid-i Nebevi'ye ulaşacaksınız. Yolunuzun üzerinde bir kahveci/tatlıcı:) (en baştaki), para bozdurabileceğiniz Money Changer (TL'de kabul ediyorlar), tavukçular, içinde çeşitli dükkanların bulunduğu bir pasaj bulabilirsiniz.

TO BE CONTINUED...:):)