15 Ağustos 2013 Perşembe

DÜĞÜMLERE ÜFLEYEN KADINLAR







‘’ Sadece kadınlar mı üfler düğümlerin üstüne?...’’



Düğümlere Üfleyen kadınlar ilk elli sayfada, zorlayarak, ittire ittire okuduğum kitaplar listemde yerini aldı.

Kitabın konusu için özetle;  geçmiş birkaç yıl içinde, Ortadoğu’da, dört kadının çıktıkları bir yolda, kendilerini bulma hikayesi diyebiliriz. ( Çok satan Arap Bahar'ı hikayelerinin çok satanlar raflarında yerlerini alması; sanırım Mevlana-Mevlevilik'ten sonra sırada bu var)

İçeriğe gelince; beni ilk rahatsız eden ‘’ zorlama ‘’ betimlemeler oldu. Daha doğal bir anlatım yakaladığı bölümler başarılı olmasına rağmen, zaman zaman kullandığı abartılı betimlemelerle zenginleştirmeye çalıştığı dil sadelikten çıkıp samimiyetsizliğe bürünmüş.

Dört kadının tanıştıktan sonraki birliktelikleri, yola çıkışları ve sonrasında yaşanan olayların akışında eksik kalan yerler yüzünden inandırıcılığını yetersiz buldum. Oralarda da biraz abartı ve zorlama hissediliyor.

Kitaptaki bölümlerin tamamı, bir sonraki bölüm merak edilsin diye konulmuş bir cümleyle bitiyor, bana haber programlarında kullanılan sevimsiz  ‘’ az sonra ‘’ cümlesini hatırlattı, akıcı bir roman olmadığı için herhangi bir meraklanma da söz konusu olamıyor maalesef.

Gayret ederek, emeğe saygı diye düşünerek sonuna kadar okudum ama sevemedim.


18 Mayıs 2013 Cumartesi

BALKANLAR'DAN GELEN HAVALAR:):)



Seneler önce yine bir konser çıkışıydı, '' Ben şimdi anladım, '' dedi güzel dost, '' Sen bu genler yüzünden böylesin; her daim neşeli, güler yüzlü, hüzün de bile bir parça eğlenceli, rengarenk ! Evet, rengarenksin!!! ''





İki saati aşan müthiş bir sahne performansı ile muhteşem bir konserdi.

Çoşan, çoşturan, oynatan, dans ettiren, kendine hayran bırakan çok enerjik bir adam ve orkestrası. 





Balkanların geleneksel ezgilerini kendi tarzı ile daha bir zenginleştirip dünyaya tanıtan; Time Of The Gypsies, Underground, Arizona Dream, A Train De Vie filmlerini yaptığı müziklerle hafızamıza kazıyan Goran Bregoviç ve Wedding And Funeral Band.







Kim der ki 63 yaşında?:):) Çok hoş bir adam olduğunu düşünüyorum. Bütün gece boyunca gülümseyerek ve gülümseterek sahnede kalabildi, hatta bir ara ceketini çıkarıp göbek bile attı.






Orkestrasını işaret ederek, düğünlerde ve cenazelerde yaptıkları müzikten örnek vermesi ve '' Don't die. We're too expensive for funerals'' esprisi çok hoştu.





Ederlezi ve İn The Deathcar ile başka bir dünyaya götürürken, yoğun ısrarlar üzerine defalarca Kalashnikov'u söylemesi ve neredeyse herkesin tepinmesi çok eğlenceliydi:):)











Sezen Aksu'nun, alışılmış tarzının dışına çıktığı, yurdum insanı tarafından pek rağbet görmeyen ve bilinmeyen '' Düğün ve Cenaze '' albümünün tüm besteleri ona aittir ve tüm o şarkıları Sezen Aksu çok güzel söylemiştir. Ne çok severim bu albümü...


Bence hayatınızda en az bir kere Goran Bregoviç ve Wedding And Funeral'ı sahnede canlı olarak izlemelisiniz, dinlemelisiniz. 
























9 Nisan 2013 Salı

ANANE



Bakıyorum da, genelde babaannelerden daha çok ananeler seviliyor, '' kıymetlim '' diye en çok onlardan bahsediliyor.
Ananeler kızlarının evlatlarına daha mı içten sarılıyorlar acaba? Yoksa babaanneler ''kaynana '' olduklarını, istemeden de olsa, torunlara da mı hissettiyorlar?

Benim de kıymetlimdi ananem. Hala da öyle.


Ölüm garip bir şey. Bence asla tam olarak algılayamıyorsun, çok canın yansa da alışıyorsun, yaşayamam zannedip yaşamaya devam ediyorsun.

Altı yıl önce bugün, gece yarısına doğruydu, gitti.

Bu gece biz, en sevdikleriyle bir araya gelip, onu gülümseyerek, özlemle ve rahmetle anacağız.

İyi ki onun torunu olarak doğmuşum, iyi ki beni o büyütmüş, iyi ki...